KUYRUK ACISI

Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Her gün ormana odun kesmeye gidermiş. Günlerden bir gün, yine odun keserken aniden bir yılan görmüş. Baltasını kaldırıp da yılana vurmak üzereyken, birden ona acımış ve öldürmekten vazgeçmiş. Yılan, adamın ona kıyamadığını hissedince, ona teşekkür etmek istercesine ortadan kaybolup ağzında bir altınla geri dönmüş. Oduncu altını görünce çok sevinmiş ve bu durumdan kimseye bahsetmemiş. Her gün yılana yiyecek götürmüş, yılan da ona altın getirmeyi ihmal etmemiş. Böylece aralarında iyi bir dostluk başlamış ve uzun süre böyle devam etmiş.

„KUYRUK ACISI“ weiterlesen

VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN SULTAN MAHMUT

 

Sultan Mahmut döneminde kısmeti bağlı bir adam varmış. Bir gün sultana bu adamdan söz etmişler. Sultan, adamı denemek istediğini söylemiş. Bir tepsi baklava yaptırmış. Tepsinin her tarafına, görünmeyecek şekilde altın yerleştirmiş. Birini gönderip o adama, tepsiyi birinin adağı olduğunu söyleyip vermesini ve onu takip etmesini emretmiş.

„VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN SULTAN MAHMUT“ weiterlesen

DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN, EVDEKİ BULGURDAN OLMAK

 

Dimyat Mısır’da, Süveyş Kanalı’nın kenarında, pirinciyle ünlü bir yerdir. Eskiden Türk tüccarlar zorlu bir yolculukla oraya gider ve pirinç getirirlerdi. Günlerden bir gün yine Dimyat’a pirinç almak için giden bir Türk tüccarının bindiği gemi Akdeniz’de Arap korsanları tarafından soyulmuş. Korsanlar bizim tüccarın da nesi var nesi yok, alıp gitmişler.

„DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN, EVDEKİ BULGURDAN OLMAK“ weiterlesen

ALMANYA’DA TÜRKÇE KONUŞMAK

Bence insan yurtdışında yaşasa dahi, anadilini korumalı ve ona sahip çıkmalıdır. Bugün, Almanya’da yaşayan Türk kökenli insanlara baktığımızda, bu durumun pek de öyle olmadığını görüyoruz. İnsanlarımız, ne yazık ki, anadilleri olan Türkçeye yeterince sadık kalamamaktadır. Türkçe, günden güne yozlaşmakta, hatta unutulmaktadır.

„ALMANYA’DA TÜRKÇE KONUŞMAK“ weiterlesen

Kemiyet ile varolan, keyfiyet itibarı ile varolamayan GENÇLİK

Berlindeyim,sakın yanlış anlamayın ben dünde berlindeydim geçen haftada ,geçen senede,tam 23 yıldır burdayım. Gözümün önünden mevsimler nasıl kısır bir döngü ile geçiyorsa yaşam’da öyle geçiyor.Önce ergen sonra genç ve sonrada orta yaş basamaklarını insanların nasıl tırmandığına şahitlik ediyorum.Bu şehirde zaman geliyor Mekke dönemini ,zaman geliyor Medine dönemini yaşıyorum,elbette arada bir Taif ve Habeşistanıda unutmamak gerekir. Bende yerimde saymıyorum elbette ,kah Nasıh oluyorum kah Mensuh bu döngü içinde. Ha BEN kimmiyim,BEN olaylara şahit olan bir gözüm,yani SEN’im.SEN otur koltuğuna ve BEN’i dinle… „Kemiyet ile varolan, keyfiyet itibarı ile varolamayan GENÇLİK“ weiterlesen