ŞAMAR OĞLANI OLMAK

 

Eski zamanlarda, soylu kesim kendisini halktan üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın ilişki kurmaktan kaçınıyordu. Dolayısıyla çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı okullarda eğitim almalarını istemiyorlardı. En iyi hoca ve bilginler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu. Ancak o dönem eğitim sırasında dayak cezası çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.

„ŞAMAR OĞLANI OLMAK“ weiterlesen

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER

Ticaretin kervanlarla yapıldığı devirlerde, İstanbullu bir tüccara çeşitli mallar getiren bir kervancı, getirdiği malların parasını alırken daima zorluk çekermiş. Bir seferinde, İstanbullu tüccar, hesaplarda kasten hile yaparak, zavallının beş yüz altınını fazladan almış. Kervancı önce farkına varmamış, kervan hareket etmiş, İstanbul’dan çıkıp Mısır’a kadar uzun bir sefer yapacakmış. Tüccar, “Kervanın Mısır’a gidiş dönüşü altı ay sürer, geri dönünceye kadar da unutulur ve kaynar gider.” diye düşünüp sevinmiş.

„YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER“ weiterlesen

KUYRUK ACISI

Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Her gün ormana odun kesmeye gidermiş. Günlerden bir gün, yine odun keserken aniden bir yılan görmüş. Baltasını kaldırıp da yılana vurmak üzereyken, birden ona acımış ve öldürmekten vazgeçmiş. Yılan, adamın ona kıyamadığını hissedince, ona teşekkür etmek istercesine ortadan kaybolup ağzında bir altınla geri dönmüş. Oduncu altını görünce çok sevinmiş ve bu durumdan kimseye bahsetmemiş. Her gün yılana yiyecek götürmüş, yılan da ona altın getirmeyi ihmal etmemiş. Böylece aralarında iyi bir dostluk başlamış ve uzun süre böyle devam etmiş.

„KUYRUK ACISI“ weiterlesen

VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN SULTAN MAHMUT

 

Sultan Mahmut döneminde kısmeti bağlı bir adam varmış. Bir gün sultana bu adamdan söz etmişler. Sultan, adamı denemek istediğini söylemiş. Bir tepsi baklava yaptırmış. Tepsinin her tarafına, görünmeyecek şekilde altın yerleştirmiş. Birini gönderip o adama, tepsiyi birinin adağı olduğunu söyleyip vermesini ve onu takip etmesini emretmiş.

„VERMEYİNCE MABUT, NEYLESİN SULTAN MAHMUT“ weiterlesen

DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN, EVDEKİ BULGURDAN OLMAK

 

Dimyat Mısır’da, Süveyş Kanalı’nın kenarında, pirinciyle ünlü bir yerdir. Eskiden Türk tüccarlar zorlu bir yolculukla oraya gider ve pirinç getirirlerdi. Günlerden bir gün yine Dimyat’a pirinç almak için giden bir Türk tüccarının bindiği gemi Akdeniz’de Arap korsanları tarafından soyulmuş. Korsanlar bizim tüccarın da nesi var nesi yok, alıp gitmişler.

„DİMYAT’A PİRİNCE GİDERKEN, EVDEKİ BULGURDAN OLMAK“ weiterlesen