ÖĞRENME ORTAMINDA ÖĞRENCİ FARKLILIKLAR(ZEKÂ ÇEŞİTLERİ)

Bildergebnis für zeka çeşitleri

Her insan fıtratı gereği farklı yaratılmış bir “hay”dır. Günlük hayatımızda fertleri diğerlerinden ayrıştıran bir çok özellikleri vardır. İlgilerimiz, yaşam tarzımız, zevklerimiz, davranışlarımız, ait olduğumuz kültür vb. buna benzer pek çok özellik bizi diğer insanlardan ayıran özelliklerdir. İşte bu ayrıcalıklar öğrenme konusunda da benzer bir duru gösterir. Özellikle yabancı uyruklu öğrenciler, farklı kültür ve sistemden geldikleri için sınıf ortamında ki diğer öğrencilerden belirgin bir şekilde farklı öğrenme alışkanlıklarına sahip olabilirler. Yabancı uyruklu olsun yada olmasın, bir sınıfta ki öğrencileri birbirinden ayrıştıran ve bşr öğretmenin farkında olması gereken pek çok özellikleri vardır; bu bölümde bunlardan en önemlileri ise şunlardır: Ön bilgi, ilgi, öğrenme hızı, bilişsel yetenekler, öğrenme stilleri ve sosyo-kültürel özelliklerdir.

1-Ön bilgi: (Hazır bulunmuşluk):Bir sınıf içerisinde öğrencileri birbirinden farklılaştıran en önemli özelliklerden birisi sahip oldukları ön bilgileridir. Öğrenciler, yeni öğrenecekleri bilgileri sahip oldukları bu bilgiler üzerine yapılandıracağından ön bilgilerin öğrenmede hayati bir rolü vardır. Yeni bir konuya başlandığında bazı öğrencilerin öğrenmek için hazır olduğu, bazılarının konuyu kısmen, bazılarının ise tamamen bildiği gözlemlenir. Konuyu bilen öğrenciler yetenekleri, gayretleri veya fırsatları nedeniyle temel bilgiye sahip olanlar olup diğerleri yeni başlayanlardır. Sınıflarında yabancı öğrenci bulunan öğretmenler için bu durum daha çok net bir haldedir. Çünkü mevcut öğrencilerin bir çoğu yaşadıkları süreç nedeniyle okula uzun süre ara vermiş durumdadırlar. Böyle bir durumda öğretmenlerin yaşadığı sorun, konuyu zaten bilenlerle hiç bilmeyenlerin aynı sınıfta öğrenim görmeleri ve her iki grubun da öğrenmelerinin desteklenmesi gerçeğidir.

Geleneksel sınıflarda öğrencilerin ön bilgileri göz ardı edilir ve öğrencilerin eşit seviyede olduğu var sayılarak öğretim planlanır. Böylesi sınıflarda konu hakkında ön bilgisi olan öğrencilerin daha fazla ve derinlemesine kazanım elde etme fırsatı elinden alınmış, potansiyelleri aşağıya çekilmiş ve derse karşı algıları olumsuz yönde gelmiş olur.

Bunun tam tersi de geçerlidir, konu hakkında yeterli ön bilgisi olmayan öğrencinin öğrenmeye motivasyonu azalabilir, kendisini başarısız olarak görebilir ve derse (ya da genel olarak eğitim almaya) karşı olumsuz tutumlar geliştirebilir. Aynı zamanda hangi gruptan olursa olsun sınıfta sıkılan öğrencinin sınıf içerisinde öğretmenin ve diğer öğrencilerin dikkatini dağıtıcı eylemler de bulunması kaçınılmaz olur.

2-İlgi: İlgi bireyin bir konuya; bir öğrenme yoluna veya ortaya konan ürüne yönelik hislerdir. Bazı öğrenciler öğretmenden dinlemeyi, bazıları okuyarak öğrenmeyi, bazıları grupla çalışmayı, bazıları bireysel çalışmayı, bazıları yazılı sınavları, bazıları ise ödevleri sever. Bireylerin sevdikleri veya sevmedikleri onların ilgileri ile alakalıdır. Öğrencilerden sevmediği bir kitabı okumasını istediğimiz de okumaktan nefret edebilir, not tutarak öğrenmelerini istediğimiz de başarısızlıkla karşılaşabiliriz. Öğrencilerin neye ilgi duyacakları bir çok alışkanlıklarından da etkilenir. Öğrenciler kültürel anlamda kendilerine yakın buldukları ve alıştıkları şekilde öğrenmeye daha da ilgili olabilirler.

Bildergebnis für zeka çeşitleri

3-Öğrenme hızı: Öğrenciler bir konuyu öğrenmek için ihtiyaç duydukları zaman açısından farklılaşırlar. Bazı öğrenciler bir konuyu öğrenmek için fazla zamana ihtiyaç duyarlar iken bazıları aynı konuyu çok daha kısa sürede öğrenebilir. Uzun zamana ihtiyaç duyanlar konuyu anlamak için çok sayıda örnek ve uygulamaya ihtiyaç duyarlar. Öğrencilere verilecek örneklemeler ve uygulamaların da kültürel olarak onlara anlamlı gelmesi gerekir.

4-Bilişsel yetenekler: Çocuk zekâ kuramına göre bireylerin yetenekleri birbirinden farklılık gösterir. Kişinin zekâ alanı onun neyi nasıl öğreneceğine ve öğrendiğini nasıl sergileyeceğini etkiler. Bu nedenle öğretmenin farklı zekâ alanlarına hitap edecek öğretmenin farklı zekâ alanlarına hitap edecek farklı öğretim strateji ve etkinlikler ile farklı ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarını kullanması gerekir.

O zaman kaç çeşit zekâ alanı vardır ve biz hangi alanda girmekteyiz?

Çoklu zekâ kuramı zekâyı bir boyut yada alan görmekten ziyade zakânın çeşitli boyutlardan oluştuğunu öne sürmektedir. Bu bağlamda Gardner’in kuramı sekiz farklı zekâ alanı olduğu şeklinde tanımlanmıştır.

Bu alanlar ve özellikleri aşağıda verilmiştir.

Sözel zekâ: Bu zekâ alanı daha baskın olan bireyler etkili kullanır. Bu bireylerin konuşma okuma, yazma ve dinleme becerileri üst düzeydedir. Kelime hazineleri oldukça geniştir. Öğrenirken okumayı, yazmayı ve dinlemeyi tercih ederler. Dolayısı ile bu tür öğrenciler için sunuş yoluyla öğretim yaklaşımları uygulanabilir.

Bildergebnis für zeka çeşitleri

Mantıksal-Matematiksel zekâ: Bu zekâ alanı baskın bireylerin üst düzey düşünme (akıl yürütme, muhakeme, eleştirel düşünme vb.) becerileri gelişmiştir. Sorgulayarak, sınıflandırılarak, soyutlayarak, neden-sonuç ilişkisi kurarak öğrenirler. Sayılarla ve niceliksel ilişkilerle ilgilenmeyi severler. Bu tür zekâ alanı baskın öğrenciler için araştırma, problem çözme, proje tabanlı öğrenme gibi öğretim yaklaşımları tercih edilir.

Görsel-Uzamsal zekâ: Bu zekâ alanı güçlü olan bireylerin hayal güçleri kuvvetlidir. Üç boyutlu düşünme ve imgeleştirme becerileri çok yüksektir. Dolayısı ile nesneler arasında ki ilişkileri çabuk kurarlar. Özellikle görsel ürünler sunma fırsatı sunulan öğretim yaklaşımlarını tercih ederler.

Müziksel-Ritmik zekâ: Bu zekâ alanı baskın bireylerin kendilerini ritim ve müzikle ifade etme yeteneğine sahiptir. Çok sık kullanılan bir zekâ alanı değildir.

Bedensel-Kinetik zekâ: Bu zekâ alanı baskın bireyler kendilerini ifade etmede beden dillerini etkin olarak kullanabilirler. Güçlü bir taklit becerileri vardır. Yaparak öğrenmeye meyillidirler. Dolayısı ile bu tür öğrenciler için yaparak-yaşayarak öğretim yaklaşımları(simülasyonlar, deneyler, rol yapma-drama, müze, sergi vb. yerlere ziyaretler vs.)kullanılır.

Sosyal zekâ: Bu zek3a alanı güçlü bireylerin insanlarla iletişime geçme, empati kurma ve kendini ifade etme becerileri yüksektir. Sosyal ilişki kurmaktan hoşlanırlar. Öğrenme ortamlarında da birlikte işbirliği içerisinde öğrenmeyi tercih ederler. Dolayısı ile bu tür öğrenciler için grup çalışmalarını gerektiren öğretim yaklaşımları etkili olacaktır.

İçsel zekâ(Öze dönük):Bu zekâ alanı güçlü bireylerin ilgi ve ihtiyaçlarının, zayıf ve güçlü yanlarının farkındadırlar. Kendileri hakkında eleştirel düşünebilirler, kendilerine hedefler koyabilirler. Bu tür öğrenciler genelde bireysel çalışmadan hoşlanırlar. Dolayısı ile bu tür öğrencilere bireysel araştırma projeleri ve ödevleri içeren öğretim yaklaşımları kullanılır.

Doğacı zekâ: Bu zekâ çeşidi baskın öğrencilerin çevreye karşı duyarlılıkları oldukça yüksektir. Araştırarak-inceleyerek ve sınıf dışı aktivitelerle öğrenmekten zevk alırlar.

O zaman öğrenme çeşitlerini şöyle özetlemekte fayda vardır: Öğrenme stili bireyin bilgiyi nerede ne zaman ve nasıl elde ettiğine ilişkin tercihidir. Literatürde bireylerin öğrenme stilleri farklı açılardan sınıflandırılmıştır. En yaygın olarak kullanılan sınıflamada üç tip öğrenme stili tarif edilir: Bunlar:

a-Görsel: Bu bireyler genelde düzenli ve titizdirler. Sitemli olarak çalışmayı severler. Genel hafızaları oldukça güçlüdür, görerek öğrendiklerini uzun süre unutmazlar. Bilgi ve kavramları sembol ve resimlere dönüştürülmeleri anlamlarını ve bellekte tutmalarını kolaylaştırır. Dolayısı ile bu bireylerin öğrenebilmeleri için dersin mutlaka görsel malzemelerle (harita, poster, şema, grafik vb.) desteklenmesi gerekir. Derslerde görsel materyaller kullanılmaz ise öğrenciler derse konsantrasyonda güçlükler yaşar, başka şeylerle uğraşma eğilimini gösterir. derse çalışırlarken de sessiz bir ortam ararlar. Not tutar, liste yapar, okur ve görselleri incelerler.

Görselciler en iyi nasıl öğrenirler?

1-Okurken önemli konuların altını renkli kalemle çizmeliler.

2-Ders dinlerken ve çalışırken mutlaka not almalılar.

3-Çalışma ortamı mutlaka düzenli olmalıdır.

4-Çalışırken konuları tabloya dökmeli, listelemeli veya ekil haline getirmelidirler.

5-Öğrendikleri konuları gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışırlar.

İşitsel: İşitsel şekilde öğrenebilen bireyler dinlemeyi, sohbet etmeyi ve birlikte çalışmayı severler. Bu nedenle sınıfta çok aktiftirler. Bunlar daha çok konuşarak, tartışarak öğrenirler. Öğretmeni dinleyerek öğrenmeyi tercih ederler. Bunlar dersi derste öğrenen öğrencilerdir. Yazılı ve test sınavlarında ayrıntıları görmekte zorlanabilirler, değerlendirme de daha çok sözlü sunumları tercih ederler. İşitseller nasıl öğrenirler?

a- Kendi kendilerine yüksek sesle anlatım yapmalıdırlar.

b-Arkadaş grubu ile birlikte çalışmalıdırlar.

c- Çalışma ortamlarında arka fonda düşük sesli müzik olması öğrenmelerini güçlendirir.

d-Ders çalışırlarken ses kayıtları yapıp, bunları sınavlara hazırlanırken tekrar amaçlı kullanabilirler.

Dokunsal(kinestik): Bunlar hareketli bireylerdir. genel de yerlerinde duramazlar. Oldukça enerjiktirler. Uygun işlere yönlendiril mezler ise problem çıkarırlar. Bunların bir adı da sınıfın yaramazları dır. Bunlar için yaparak- yaşayarak öğrenme önemlidir. Deneme yanılma veya keşfetme yoluyla öğrenirler. Dokunsallar en iyi şu şekillerde öğrenirler: 1-Ders çalışırlarken serbest bırakmalı, kendi istediği yerlerde ve şekillerde çalışmasına izin verilmeli.

2-Çalışırken hareket etmesi kısıtlanmamalı.

3-Dersi dinlerken de hareket etmelerine bir şeyler ile oynamalarına izin verilmeldir.

4-Oyunlarda rol alarak, deney yaparak, yazarak çok daha verimli bir öğrenme süreci geçirebilirler.

Fi Emanillah!…

MEHMET KAÇAR

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.