Kadıköy

Hıdır Bey Çelebi

Ähnliches Foto

Osmanlı Devleti, Fatih Sultan Mehmet Han ile yeni bir sayfa açmıştır. Çağ değiştiren bu padişah, İstanbul’u İslam’ın merkezi haline getirmiş ve İslami hükümlerin uygulanması için İstanbul’a ilk kadıyı tayin etmiştir. Osmanlı mülkü, Payitaht olan İstanbul’dan, İstanbul ise saraydan yönetilirken, saray da kadılık merkezine karşı sorumlu bir durumdadır. İstanbul’un ilk kadısı olan Hıdır Bey Çelebi, hukukun karşısında herkesi eşit tutmuştur. Bir defasında huzuruna Fatih’i çıkarmış ve onu bir vatandaş olarak yargılamıştır. Hıdır Bey Çelebi İstanbullulara ve tüm dünyaya, padişahın da üstünde bir gücün varlığını ispat etmiş ve din olgusunun herkesin üzerinde olduğunu kesin çizgilerle ortaya koymuştur.

Bildergebnis für Kadi hizir bey

Bugün İslami kesimin Eyüp ve Fatih’e merakı malumdur. Fatih, camisi ve külliyesi sayesinde meşhur olurken, Eyüp de bağrında yatan sahabe (Eyüp Sultan Hazretleri) ile meşhur olmuştur. Bugünün Moda’sını, Altıyol’unu, Sahil Meydanı’nı barındıran Kadıköy ise İslami kesimin pek sahiplenmediği bir yerdir. Halbuki İstanbul’un ilk kadısı olan Hıdır Bey Çelebi’ye Fatih tarafından arpalık (maaş olmak üzere) olarak verilen bu köydür. Kadıya ait olduğu için de köyün adı KADIKÖY olarak halk tarafından benimsenmiştir.

 

Hıdır Bey’in eserleri:

1-Kaside-i Nuniyye

2-Metalib-u Envar

3-Kaside-i Taiyye

4-Ucalete Leyletın ev Leyleteyn

Bildergebnis für Kadi hizir bey

Hıdır Bey Çelebi, eserlerini Osmanlıcanın yanında Arapça ve Farsça olarak da kaleme almıştır. Onun bu dillere yatkınlığı ve hakimiyeti, edebi eserlerinden de belli olmaktadır. Kendisi Sivrihisar’da doğmuş ve İstanbul’da vefat etmiştir. 1407 ile 1459 yılları arasında yaşamış ve 52 yıllık hayatına pek çok eser sığdırmıştır. Mezarı Vefa’dan Zeyrek’e giden caddenin sağ tarafındadır.

Bildergebnis für Kadi hizir bey

Kendisine Çelebi denmesinin sebebi, yüksek ahlak ve edebinden gelmektedir. Zira Çeleb (eski Türkçede Çalab denir.) Yaratıcı yani Rab demektir. Çalabi ise yaratıcıya gerektiği gibi kul olan anlamına gelir. Dilimizde sadeleşerek Çelebi şeklinde yer bulmuştur. İlim çevresinde bu ünvan ilmi ile amil olan saygın kişilere verilirdi. Bu insanlar bazen bir şehzade, bazen de bir tüccar olabilirdi.

 

Hıdır Bey Çelebi yazdığı kasidelerle aslında Akaid konularını akıldan çıkmayacak bir şekilde satırlara dökmüştür.

Bildergebnis für Kadi hizir bey

Maalesef yapılan bir takım devrimlerle aramız bu eserlerle açılmış ve bihaber hale gelmiş bulunmaktayız. Bizler 600 yıllık bir bilim yuvasından sadece fareler gibi kırıntılarla yetinmekteyiz. Doğunun ve batının ilim adamlarını öğrenen bu millet, ne zaman kendi ilim adamlarının varlığından haberdar olacaktır?

 

Osmanlının en zayıf döneminde yetişen Babanzadeler, Elmalılı Hamdi Yazırlar, Ziya Paşalar bilinirken, imparatorluğun dünyanın merkezi olduğu zamanlardaki alimler neden hasır altı ediliyor? Biz kendi insanlarımızı sahiplenmezsek ileride kim bizlere sahip çıkar? Acaba bu soruyu kendimize hiç sorduk mu?

 

Hıdır Bey Celebi, Osmanlı ulema halkalarından sadece bir tanesidir. Fıkıh, Hadis, Tefsir vb. ilim dallarında ömürlerini vermiş bu ve buna benzer alimlerimizi İlahiyat Fakültelerimizin gündeme almaları ve güncelleştirmeleri gerekmektedir. İstanbul’un ilk kadısını tanımak ve tanıtmak olan amacımız bir nebze de olsa yerine gelmiş sayılır. Darısı diğer ecdat yadigarı ulemalara…

Bildergebnis für Kadi hizir bey

İşte size dünya dolusu anlamı olan iki Osmanlı hatırası;

-Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

-Üç zümreye, üç şey çirkin düşer: 1-İdarecilere, sertlik, 2-Âlimlere, mal sevdası, 3-Zenginlere ise cimrilik. MOLLA CAMİ

Letzte Artikel von Muzaffer Inanc (Alle anzeigen)

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.