EBEVEYNLİK İÇİN PRATİK İPUÇLARI

Suçlamadan kaçınma

Eleştiri ve suçlama, çoğu zaman daha ileri düzeyde güçlüklere ve üzüntülere yol açan yok edici kuvvetlerdir. Bunlardan kaçınmanın anahtarı çocuğu değil davranışı yargılamaktır. „Sen kötüsün.“ demek yerine „Birine vurmak kötüdür.“ demek daha yapıcıdır. Çocuk birine vurmaktan kaçınabilir ama başka bir kişi olamaz.


Davranış sorunlarıyla başa çıkma

  • Pozitif ilişki kurma: Çocuğunuzla ilişki kurmak bankaya para yatırmaya benzer. Parayı yatırmaya devam ettiğiniz sürece, çocuğunuzdan bir şeyler isteyerek para çekebileceksiniz. Eleştiri, düşmanca tavırlar ve azarlama hiçbiri getiri sağlamadan sadece bankadaki parayı tüketecektir. Oyun oynama, çocuğun gelişiminde dirimsel bir rol üstlenir ve sizin kontrolü tümüyle ele geçirmeden çocuğunuzla oynayabilmeniz çok önemlidir. Çocuğun merkezde olduğu oyunları düzenli olarak oynayarak, bankaya para yatırmış olursunuz. Yaşça daha büyük çocuklar için haftada birkaç kez baş başa geçireceğiniz zamanların da büyük getirileri olacaktır. Yeter ki amacınız kendi gereksinim ve dileklerinizi değil, onunkileri karşılamak olsun.

 

  • İyi davranışları öğretme: Çocuğunuza olumsuz değil olumlu ilgiyi öğretin. Özellikle de davranış sorunları olan çocuğunuz için yanlış davranışları değil, doğru davranışları fark etmeli ve bunlar hakkında yorum yapmalısınız. Çocuklar ilgiye gereksinim duyarlar ve size şaşırtıcı gelse de, negatif ilgiyi hiç ilgi görmemeye yeğlerler. Ancak bu banka hesabının boşalmasına yol açabilir.Çocuğunuzun iyi davranışlarını ödüllerle ve övgüyle pekiştirin. Bunlar cezadan çok daha etkilidir. Sizi test ettiği zamanlarda bile kötü davranışları görmezden gelin. Ancak olaylar tehlikeli boyuta gelmeye başlarsa sınırlarınızı koyun ve ondan ne beklediğiniz konusunda tutarlı ve net olun.
  • Sınır belirleme: Çocukların sınırları bilmesi ve bunlar içerisinde yaşamayı öğrenmesi gerekir. Çocuğunuza doğru ile yanlış, tehlikeli ve güvenli, izinli ve izinsiz olan şeyleri ayırt etmeyi öğretmelisiniz ve negatif davranışlarının sonuçlarının ne olacağı konusunda önceden anlaşmalı ve açık olmalısınız.
  • Açık olma: Çocuğunuza ne yapması gerektiğini söylediğinizde, kısa ve açık olun. Her seferinde bir ricada bulunun. „Yaramazlık yapmayı kes.“ diye bağırmak yeterince açık değildir ama sakin bir ses tonuyla „Lütfen uslu dur.“ demek yeterince açıktır ve etkili olacaktır. Olumlu ve kibar olun, taleplerinizde gerçekçi davranın ve çocuğunuza bunlara karşılık verebilmesi için süre tanıyın. Çocuğunuza uyarı emirleri verin – „Oyununu bitirmek için beş dakikan var, sonra etrafı toplaman lazım.“
  • Çocuğunuz iş birliği yapmazsa: Sinirlenmeyin. Sesinizi yükseltmeden önce düşünüp sakinleşmek için kendinize süre tanıyın. Gerekirse bağırabilirsiniz ama bunun o anda gereken şey olduğundan emin olun: Örneğin, çocuğunuz yolun karşı tarafına koşarak geçmeye teşebbüs ediyorsa. Bağırmak genelde dinginliğinizi kaybettiğinizin bir işaretidir. Çocuğunuz güvendeyse onun kötü davranışını görmezden gelmeniz genellikle yeterli olacaktır, özellikle de kötü davranış sona erer ermez onu överseniz. Küçük çocuklarda dikkatini başka yöne çekme mucizevi sonuçlar verebilir. Yapıcı bir alternatif etkinlik bulun. Örneğin yürümeye yeni başlayan çocuğunuz şeker istediği için mızmızlanıyorsa, en sevdiği oyuncağını ya da kitabını çıkartın ve dikkatini bu yöne çekin.
  • Kontrolü ele geçirme: Eğer krizdeyseniz ve kontrolü yitirdiğinizi düşünüyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey yardım istemektir. Size destek verebilecek eşiniz, aile fertlerinden biri ya da bir dostunuz duruma müdahale ederek, sizin zaman kazanmanızı ve bu sürede sakinleşmenizi sağlayabilir. Bu kişi çocuğunuza olumlu ilgi göstererek hem size hem de çocuğunuza ikinizin de suçlu olmadığını gösterebilir.Olan bitenleri kendi kendinize konuşmak da işe yarayabilir. „Tamam, sinirliyim ve bıktım. İlk önce birkaç dakikamı ayırıp rahatlamalıyım. Sonra hazır olduğumda neler yapacağıma karar vermeliyim. Sadece beni sınıyor. Bu normal. Tüm anneler böyle sınanır. Bir plan yapacağım ve ona bağlı kalacağım. Bunu başarabilirim.“ İşe yarayacak farklı seçeneklere sahip olduğunuzu kendinize hatırlatın ve bir sonraki adımınızın ne olacağına karar verin.Önleyici yaklaşımlar
    Eğer çocuğunuzun yaramazlığa yatkınlığı varsa, daha fazla sorunla karşılaşmamak için önleyici yaklaşımlar izleyebilirsiniz. Açık ve tutarlı olun ve sınırlarınızı belirledikten sonra sınanmaya hazır olun. Her şeyden önce, çocuğunuzu dinleyin, istediğinde ona yardım ve öğüt verin, gereksinimlerine ve anlayış düzeyine saygı duyun. Sorun çıkmasına şaşırmayın ve çözümleri önceden düşünün. Meşgul olabileceğiniz anlardaki olumlu davranışlara vereceğiniz ödülleri önceden belirleyin. Örneğin, „Ben telefondayken sessizce oynarsan, sana minik bir hediyem var.“ Bu bir rüşvet değil, önceden belirlenmiş ve hak edilerek kazanılmış bir ödüldür. Rüşvet, huzura kavuşmak için çocuğunuzun taleplerine boyun eğmektir. Bu, kötü davranışları ve yaramazlığı pekiştirir. Kendinize iyi bakın ve dinlenin. Eşinizle, ailenizle ve dostlarınızla birbirinizi destekleyici nitelikte bir ilişkiniz olması için çaba sarf edin.

    Aile içi tutarlılık çok önemlidir. Sizin „Hayır“ dediğiniz bir şeye eşiniz „Evet“ derse, çocuğunuzun kafası karışacaktır ve kendi istediğini yaptırana dek ısrarcı tavrını sürdürecektir. Çocuklar söz dinlemediğinde, bunu yaramaz oldukları için değil, ısrar ettikleri takdirde istediklerini elde edeceklerini düşündükleri için yaparlar.

    Çocuğunuza saldırganlaşmamayı, mızmızlanmamayı, ağlayıp zırlayıp şımarıklık yapmamayı öğretmenin en iyi yolu yaramazlıklarına asla boyun eğmemektir. Bunu yapmayıp, arada bir istediğini yapmasına izin verirseniz ona daha da çok ısrar etmesini öğretmiş olursunuz. Çok zor olsa da başlangıçta katı olmak, gelecekte her şeyin sizin için daha kolay olmasını sağlayacaktır.

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.