Aile ocağı

Bildergebnis für aile

Aile kelimesinin belli başlı anlamlarından yola çıkarak şu izahlarda ulunmak mümkündür.

a-El-ala; Çardak, Gölgelik

Altına destek verilerek yapıldığı için gölgelik ve çardağa el-‘âle denilir.

Çardağın veya gölgeliğin iki manası vardır: ilki ayakta kalmak, ikincisi korunmaktır. Bireyler olarak bizler anne ve babalarımızın koruması altında bebeklik ve çocukluk dönemlerimizi güven içerisinde geçiririz. Fakat ergenlikten sonra artık hayata başka bir gözle bakarız, bizim de kendimize göre bir yuva ve aile kurma isteğimiz oluşur. Fakat anne ve babamızın bize verdiği güvenden de hiç vazgeçmeyiz, o duygu bizi hiç terketmesin isteriz. Yaşlansak dahi bir ana ve baba başımızda bulunsun diye dua ederiz. Gün gelir biz de evlenir, bir yuva kurarız. Eşimizin bizi sevmesini ve kendi baba ocağımızda bulduğumuz sıcaklık ve güveni bu yeni yuvada da bulmak isteriz. Dertlerimiz ve korkularımız bu yuvada yok olsun, bize dokunamasın isteriz.

Aile bireyleri, yani eşler birbirinin sığınacak limanı olmalıdır. Hayat yolu engebeli, dikenlerle dolu ve inişli çıkışlıdır. İnsanoğlu bu zorlu yolda yanında kendisine arkadaşlık edecek ve onu yolun tehlikelerinden koruyacak bir yoldaş arar. İşte o, insanın hayat arkadaşıdır.

Karı-koca ilişkilerinde bu nokta boş bırakılırsa iki taraf da bu boşluğu dışarıdan bir kişi ile doldurur. Aldatma ve kıskançlık bu basit ihmal ile başlar ve geri dönüşü olmayan yollara girilir.

b-El-ıvel; Muteber ve Güvenilir

Destek alınan mutemet kimseye el-‘ıvel denir.

Eşlerin birbirlerine ön yargısız ve güvenle yaklaşmaları çok önemlidir. Hz.Muhammed (sav) evrensel ölçüleri farklı başlıklar altında devamlı hatırlatmıştır. Kişilik bozukluğunu münafıklık başlığı altında sık sık dile getirmiş ve bunun alametlerini, dışa yansımalarını şu 3 başlıkta toplamıştır.

1-Konuştuğu zaman yalan söyler,

2-Söz verdiği halde sözünü tutmaz,

3-Emanete ihanet eder,

İşte bu özellikler bireyin güvenilir olma özelliğini zedeleyen, muteber ve kendisine yaslanılan olma vasıflarını yok eden, zamanla da su-i zan sahibi olmasına vesile olan başlıca zararlı özelliklerdir.

Eşler arası güven ve doğruluk, aile içinde elde tutulması gereken en önemli değerlerdir. Aile içi yaşamın kaynağı güvendir. Eşler birbirlerinden hiçbir şey gizlememelidir. Fakat sır olarak kendilerine verilen ve eşlerini ilgilendirmeyen meseleler hakkında ağızlarını kapalı tutmalı ve kendilerine verilen bu emanete sahip çıkmalıdırlar.

“Bak şimdi sana bir şey diyeceğim, falanca kişi bana söyledi, ama kimseye söylemeyeceğim diye yemin ettim. Sakın sen de kimseye söyleme…“ Bu şekilde maalesef sırlar kulaktan kulağa yayılmakta ve insanlar arasındaki sohbetlerde bu sırlar ağızlarda çerez olmaktadır.

Ailenin ayakta kalmasının her iki tarafın da kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi ile mümkün olduğunu bu örneklerden rahatça anlamaktayız.

Eşler (Damat-Gelin) birbirinin zevci’dir. Zevc Kur’ani bir kavramdır. Zevc’in en güzel tarifi “biri diğerinin yerini tutmayan ve birbirini bütünleyen iki unsurdan her biri”dir. Buna en güzel örnek İbn Manzur’un Lisanu’l-Arab’da kelimeye verdiği –zevcâ na’lin örnek cümlesidir, yani “bir çift ayakkabının teki”. Bu durumda ayakların birbirine üstünlüklerinden söz etmek ne kadar mantıklıdır acaba?

Yuvada eşlerin derdi Kimin üstün olduğu değil kimin uyumlu olduğu olmalıdır.

Erol Dağaslanı

2 Antworten auf „Aile ocağı“

  1. Selamun aleyküm,
    Sizinle tegel selimiye camii nde tanistim orada vermis oldugunuz iki vaazda beni derinden etkiledi. Daha sonra Twitter dan takip etmeye basladim ve Köprü dergisindeki bazi yazilarinizi okudum, yazilarinizin beni etkiledigi cok asikardir. Sizin icinde bir mahsuru yoksa sizinle sohbet etmek isterim. Cuma namazi olabilir, bir sohbetde olabilir veya bir cay icebiliriz kisacasi sizin icin nasil uygun olursa. Selametle. Bekir Gülmez

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.